Öğrendiğimiz Her Bilgi Neden Kalıcı Değil?

Neden hayatımıza giren tüm bilgileri hafızamızda tutamamaktayız? Unutkan mıyız yoksa yaşlı mı? Bilgilerin neye göre aklımızda kaldığını, belleğin işleyiş tarzını öğrenerek daha kolay anlayabiliriz.

Bellek dediğimiz şey aslında bilgiyle ilgili işleme yaptığımız her şeydir. Bilişsel süreçlerimi kapsar ve 3’e ayrılır. Birincisi Duygusal Kayıt Belleğidir. Burası tüm duyularımdan aldığım bilginin geldiği yerdir. Ancak buradaki bilginin dikkat süzgecinden geçmesi gerekir. Dikkatimizi vermediğimiz hiçbir bilgi kalıcı değildir. Eğer bilgi dikkat süzgecinden geçerse belleğin 2. kısmı olan Kısa Süreli Belleğe gelir. Bu bellek türü bizim şu an fark edebildiğimiz tek bellektir. Örneğin sınav esnasında kullandığımız bellek bu bellektir. Bilgileri bu bellek yardımı ile çağırabiliriz. İkinci kritik nokta burada başlar ki o da “tekrar”dır. Kişi eğer bilgiyi yeterince tekrar ederse o bilgi belleğin 3. kısmı olan Uzun Süreli Belleğe geçer. Eğer yeterince tekrar yoksa Kısa Süreli Belleğin kapasitesi sınırlı olduğu için kısa sürede bilgi yok olacaktır. Artık uzun süreli belleğe gelmiş olan bilgiler yok olmaz. Yani aslında yıllarca kullanmadığım bilgiler dışında unutma diye bir şey yoktur.

Peki unutmaya gelecek olursak. Bir bilgiyi uzun süreli belleğe geçtikten sonra da hatırlayamıyorsam sebebi nedir? Bir bilginin kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe geçmesi için beyin bazı çağrışım yöntemleri kullanabilmektedir. Çünkü anlam kattığım herhangi bir bilginin yok olma ihtimali oldukça düşüktür. Belleğimiz bilgiyi kodlarken herhangi bir resim, ses, koku vs gibi şeylerden yardım alabilir. Bu durumda unutmanın kaynağı yanlış kodlamakla ilgili olabilmektedir. Hatalı kodlamalar kullanıldığında uzun süreli bellekten farkındalığımın olduğu kısa süreli belleğe bilgiyi çağırmak güçleşmektedir. İkinci bir ihtimal kısa süreli belleğe çağırmak için yeterli ipucunuz olmayabilir. Örneğin sınav soruları aslında bilgiyi çağırmada kullanılan ipuçlarıdır. Üçüncü ihtimal ise –ki bu en yüksek olanıdır- bilgi yeterince tekrar edilmemiştir.

Kısacası eğer bunama veya Alzheimer gibi bir rahatsızlığınız yoksa yaşınızın büyümesi hafızanızın kapasitesinin azaldığı anlamına gelmez. Yalnızca yaş  aldıkça düşünceler daha fazla karmaşıklaşabilir, sorumluluklar, hayat gayesi dikkatinizi azaltabilir. 18 yaşındaki bir genç ile 35-40 yaşlarındaki bir yetişkinin dikkatini verebilmesi aynı olmayabilir. Veya yetişkin bir birey olarak tekrar için vaktiniz olmayabilir. Ancak dikkat süzgecinden geçirebildiğiniz ve tekrar edebildiğiniz her bilgi uzun belleğinizde kalır.

Yazar Hakkında

Psikolog Gamze Şahin

Psikolog Gamze Şahin
Müsait Değil

genç ve yetişkin bireylerle terapi
  • $ 15.00

Psikolog Gamze Şahin
Meşgul

genç ve yetişkin bireylerle terapi

  • $ 15.00
    Randevu bilgileri yükleniyor, lütfen bekleyin
Psikoloji lisans mezunuyum. Yetişkin bireylerle bilişsel davranışçı terapi odaklı çalışmaktayım. Bilişsel Davranışçı terapi, oyun terapisi, resim analizi gibi sertifikalara sahibim.
Sosyal Sorumluluk Projelerine Katılıyor
Agorafobi CBT: Bilişsel davranışçı terapi Online Terapi Depresyon Fobiler İlişki ve duygusal sorunlar Obsesif kompulsif bozukluk (OKB) Sosyal anksiyete Stres ve kaygı bozuklukları Travma