Öfke Kontrolünü Nasıl Sağlayabiliriz? Uygulanabilecek 6 Yöntem

İnsanın doğumundan itibaren ona eşlik eden öfke duygusu, hayatının ilk zamanlarında bireyle birlikte gelişim göstermekte, küçük yaşta (çocukluk) ve de gençlikte, günlük yaşamına dahil olmaktadır. Öfke, karşılanmayan isteklere ve beklentilere, istenmeyen sonuçlara karşı kişinin gösterdiği, tamamen normal ve doğal bir duygudur.  Kişide öfke duygusunun oluşmasının en temel nedeni, haz duygusunu engelleyecek kişi, olay ve durumlardır.

 

Öfke kontrolünü sağlamak için nasıl bir yol izleyebiliriz?

 

1. Gevşeme

Kişinin sakinleşmesi için derin nefes alma, sakinleştiren manzara ya da durumları zihinde canlandırma gibi teknikler kullanılmaktadır. Burada önemli olan diyaframdan nefes almaktır. Nefes egzersizi sırasında kişi kendine Sakin ol, rahatla, gevşetelkinlerde bulunabilir. Ayrıca yoga türü egzersizler de bireyin kaslarının gevşemesine yardımcı olmaktadır.

 

2. Bilişsel Yeniden Yapılandırma 

Bilişsel yapılandırma yöntemini düşünce tarzını değiştirme olarak tanımlayabiliriz. İnsanlar öfkeliyken düşünceleri çoğunlukla gerçeği yansıtmamakta olup olayların çarpıtılmış ve abartılmış halini yansıtmaktadır. Öfke haklı bir nedene bağlı olsa dahi çok çabuk mantık sınırını aşabilmektedir. Bu nedenle, öfkelendiğinizi hissettiğinizde bunun dünyanın sonu olmadığını, yaşanması gereken normal bir süreç olduğunu, o an öfkeleniyor olmanızın olayı yaşanmamış duruma getiremeyeceğinizi bilmelisiniz. 

 

3. Problemi Çözme 

Hayatta karşılaştığımız bazı kaçınılmaz ve gerçek problemler öfke duygusuna sebep olabilir. Bu noktada önemli olan, öncelikle bu durumu değiştirip değiştiremeyeceğinizi araştırmaktır. Eğer değiştirebileceğiniz bir durum söz konusu ise çözüm yollarını araştırıp bulmanız, değiştiremeyeceğiniz bir durum içerisindeyseniz de problemle yüzleşmek en doğru tutum olacaktır.

 

4. Daha İyi İletişim 

Öfkeli olduğumuz zamanlarda genelde düşünmeden yargılayıp, bu yargılama doğrultusunda davranış gösterme eğiliminde oluruz. Bu nedenle gergin olan tartışma ortamında öncelikle sergilenen tepkileri gözlemlemek önemlidir. Aklımıza ilk gelen şeyi söylememek, asıl söylemek istediklerimiz üzerine düşünmemiz gerekir.

 

5. Mizah Kullanılması 

Mizah, her şeyden önce dengeli bir bakış açısı sağlamakta ve çeşitli yollarla öfke yoğunluğunun azalmasına yardımcı olmaktadır. Mizah yaparken iki hususa çok dikkat etmek gerekmektedir. Birincisi mizah kullanmanın sorunları gülerek geçiştirmek değil, tersine onlarla yapıcı bir şekilde yüzleşebilmek demek olduğunun farkına varılmalıdır. 

İkincisi de mizah kullanırken alaycı ve aşağılayıcı olmaktan kaçınılmalıdır. 

 

6. Çevreyi Değiştirmek 

Zaman zaman öfkeye neden olan durumlar yakın çevremizde yer alabiliyor. Bizi öfkelenmeye yatkın hale getirebilen, baskı altında hissetmemize sebep olan günlük hayat sıkıntılarının ve sorumlulukların farkına varıp, bir süre ara vermek ve öfke yaşamamıza neden olan ortamlardan uzaklaşmak öfkemizi azaltmaya yardımcı olabilmektedir.

 

“Herkes öfkelenir. Bu çok kolay. Ama doğru şeye, doğru miktarda, doğru zamanda, doğru amaçla ve doğru biçimde öfkelenmek zordur.” Aristoteles

Yazar Hakkında

Uzm. Klinik Psikolog Harika Yanık

Uzm. Klinik Psikolog Harika Yanık
Müsait Değil

Yetişkin Psikoloğu
  • $ 15.00

Uzm. Klinik Psikolog Harika Yanık
Meşgul

Yetişkin Psikoloğu

  • $ 15.00
    Randevu bilgileri yükleniyor, lütfen bekleyin
Maltepe Üniversitesi 2017 Psikoloji (İngilizce) mezunuyum. 2019 yılında Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans Programını tamamladım.
Ayrılık anksiyetesi bozukluğu Bağımlı kişilik bozukluğu Depresyon Duygudurum (duygusal) bozuklukları İlişki bağımlılığı İlişki ve duygusal sorunlar Keder ve Kayıp Obsesif kompulsif bozukluk (OKB) Öfke Stres ve kaygı bozuklukları