Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Nedir?

  • 26 Aralık 2020
  • 0 Yorum

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, işleve bağlı, gelişime engel olan ve süreklilik gösteren dikkatsizlik durumudur ve son derece önemli bir konudur. Çocukluk döneminde başlamakla kalmayıp yaşam boyu sürebilen bir rahatsızlık çeşididir. Dikkatsizlik, bir bireyin asıl görevinden uzaklaşmasıyla ya da odağını sürdürmekte zorluk çekmesiyle tanımlanabilir.  Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu iki tip davranışsal probleme ayrılabilir. Dikkatsizlik, hiperaktivite ve dürtüsellik. Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan çoğu bireyin bu iki kategoriye giren durumları da olabilir. Örneğin bu rahatsızlığa sahip bir bireyin dikkatsizlik ile ilgili problemleri olabilir fakat dürtüsellik ve hiperaktivite ile ilgili herhangi bir sorunu olmayabilir. Bu formda olan dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, dikkat eksikliği olarak da bilinebilir fakat dikkat eksikliği bazen fark edilemez. Bunun sebebi semptomlarının çok belirgin semptomlar olmayışıdır.

Di̇kkat Eksi̇kliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?

Çocuklarda ve gençlerde, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu semptomları çok iyi tanımlanmıştır. Genellikle, bireylerde 6 yaşından önce bu rahatsızlık fark edilir. Dikkat eksikliğinin başlıca semptomları arasında, uzun süreli dikkate sahip olamama, kolayca dikkatin dağılması, basit hatalar yapmak, sürekli bir şeyler kaybetmek, bir iş alırken alıcıdan detayları dinleyememek, sürekli aktivite değiştirmek, görev bilincinde zorluk çekmek, organize etmekte güçlük çekmek gibi semptomlar yer alır. Hiperaktivite ve dürtüsellik semptomları arasında ise, özellikle sessiz ve sakin ortamlarda hareketsiz bir şekilde oturamamak, sürekli kıpır kıpır hareket etmek, görevlere konsantre olamamak, aşırı fiziksel hareketlerde bulunmak, aşırı konuşmak, belli bir sırada bekleyememek, sürekli düşünmeden hareket etmek, sürekli başkalarının konuşmasını kesmek gibi semptomlar yer alır. Bu belirtiler, özellikle çocuklarda, okul hayatlarının kötü yönde etkilenmesine neden olur.

Yetişkinlerde zayıf sosyal etkileşim ve disiplin sorunları gibi getirisi ağır problemlere neden olabilir. Ayrıca, yetişkinlerde, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun belirtilerini tanımlamak çocuklara göre daha zordur. Bu rahatsızlık gelişimsel bir rahatsızlık olduğundan, çocukluk döneminde ortaya çıkmadan, yetişkinlerde gelişemeyeceğine inanılmaktadır. Ancak çocuklukta görülen bir dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, gençlik ve yetişkinlik yıllarında da devam edebilir. 25 yaşına gelen ve çocukluğunda dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu teşhisi konulan bireylerin yaklaşık % 15’i hâlâ bir dizi semptomları taşımaktadır. Bazı uzmanlar, bu rahatsızlığın yetişkinleri etkileme şekillerinin çocukları etkileme şekillerinden çok farklı olabileceğini söylemektedir. Örneğin, hiperaktivite yetişkinlerde yaş ilerledikçe azalma eğilimi gösterirken, dikkatsizlik, yaşamın baskılarıyla birlikte daha da ilerleme gösterebilir. Yetişkinlerde, eksiklerini tamamlamadan sürekli yeni bir göreve başlama, sürekli bir şeyler kaybetmek, eşyaları yanlış yerleştirmek, ani ruh hali değişimleri, çabuk öfkelenme, stresle baş edememe, kişisel güvenliğe ya da başkalarının güvenliğine önem vermeme, tehlikeli araba kullanma gibi çocuklardan daha farklı ve az fark edilebilen semptomlar görülmektedir.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Nasil Tedavi Edilir?

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tedavisi, bireyin semptomlarının hafiflemesine yardımcı olur. Durumu, günlük yaşamda çok daha az problemler oluşturacak biçimde düzeltmeyi sağlar. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, ilaç ile ya da ilaçsız tedavi yöntemleriyle tedavi edilebilir. Bazen ilaç tedavisi ve diğer tedavi yöntemleri birlikte kullanılabilir. Tedaviler genellikle çocuk doktoru ya da psikiyatrist gibi uzmanlar tarafından sağlanır. Çocuğu dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tedavisi gören ebeveynler, okul veya kreş gibi, çocuğunun rahatsızlığını bilmesini düşündüğü yerlere iletmesi gerekir. Bununla birlikte, ilacın yan etkilerini iyi bilmeli ve herhangi olumsuz durumda direkt doktorlarına başvurmaları en önemli adımdır.