Çocuğum Beni Dinlemiyor!

Bazen bizi ''İşitme probemi mi var acaba?'' diye düşünmeye iten, ebeveynliğimizi sorgulatacak kadar ciddi boyutlara ulaştıran; dinlememe , tepkiye cevap vermeme, kurallara uymama gibi sorunu olan çocuklarımız için ve onların çaresiz anne babaları için: 

Bugüne dek ebeveynler tarafından belki de en çok şikayet edilen ya da bir uzmandan destek alınarak görüşülmek istenen konuların en başlarında yer alır ''Çocuğum beni dinlemiyor.''

Aslında bu davranışı normalleştirebildiğimiz, altında yatan nedenleri anlamaya çalıştığımız noktada bunun sorun olmaktan çıktığını görebiliriz. Normalleştirebilmek çocuğunuzun dinlememesini, başkaldırmasını gelişimsel bir özellik olarak görmenizle başlayabilir. Aynı zamanda bunun bir geçiş süreci ve dönemsel bir davranış olduğunu da kabul etmelisiniz. Dürtü kontrolleri henüz gelişmemiştir ve içlerinden gelen bu hareketliliğe direnemezler. Unutmayın ki hiçbir bireyde ne bebeklik dönemi özellikleri ne de ergenlik dönemi özellikleri sonsuza dek sürmemiştir. Ancak bazen çok şiddetli ve uzun süre devam eden, kendisinin, ev halkının ve çevrenin huzurunu bozan yaşam kalitesini düşüren , tahammül sınırının nereye kadar esneyecebileceğini test eden çocukların davranışının sebebini öğrenmemiz bu davranışın çözümlenebilmesi için şarttır.

Çocuğun dinlememesinin bir sebebi her zaman vardır ancak her seferinde o sebebi göremeyebiliriz. Sebeplerin görünür olmayanlarından bir tanesi şudur: çocuğunuz sizi sınıyor, deneme yanılma yoluyla test ediyor olabilir. Örneğin yapmaması için defalarca uyardığınız halde koltuğun üzerinde zıplayan ve aşağı inmeyen çocuğunuz; sizin ''hayır''sözcüğünüzün her zaman hayır anlamına mı geldiğini, kaç kere daha tekrar ettikten sonra pes edeceğinizi, ya da pes etmezseniz sonucunda ne olacağını test eder. Siz bu davranışın ardından belirlediğiniz tavır ve tutumu kararlılık ve tutarlılık ile sergilediğinizde bunu da bir kaç defa yaptığınızda çocuğunuz testin sonucunu öğrenmiş olur.

Bir diğer görünür olmayan unsur ise çocuğun ilgi isteği, dikkat çekme çabasıdır. Aslında burada dolaylı olarak çocuğunuzun sizi dinlememe sebebi siz olmuş olursunuz.Özellikle çalışan ve eve geç saatte gelen anne babaların ortak sorunu çocuklarıyla yeterince ilgilenememek, kaliteli zaman geçirememektir. Bu eksikliği hisseden çocukların anne babalarının onlara sert bir konuşma yapması, uyarılarda bulunması hatta kaşlarını çatması bile onlar için birer ilgi ve ödül sayılır. Dikkat çekmenin en kolay ve kesin yolu budur ve maalesef ki olumlu ilgi yerine bununla yetinmek zorunda kalırlar.

Peki çocuğunuzun bu davranışlarını olumlu yönde değiştirmek için neler yapabiliriz?

Bugüne kadar onu disiplin altına alabilmek için hoşa gitmeyen yaptırımlar, ceza yöntemleri ya da tehdit etme gibi yanlış bir dil kullanmış olabilirsiniz. Bunu okurken aklından bu yöntemlerin bazen ya da her zaman tümüyle işe yaradığını geçiren ebeveynler; lütfen bunların çocuğunuzun özdisiplin geliştirmesini engelleyeceğini , ilerleyen yaşlarda kişilik gelişimini olumsuz yönde etkileyeceğini ve aynı bir bebeğe verilen emzik gibi basit ve geçici birer susturucu-durdurucu- niteliğinde olduğunu unutmayınız.

Anne ve babaların her durum için çocuğun olmadığı bir ortamda konuşup tartışarak karar vermeleri söz birliğine varmaları gerekir , aksi takdirde iki farklı yanıt almak ya da iki farklı tepki ile karşılaşmak çocuğun kafasını karıştıracaktır. Ve siz de eminim bir çok kez yaşamışsınızdır ki çocuğunuz işine gelen, o an kendi zevkine ve isteğine paralel olan karara uyacak o ebeveyninin yanında yer alacaktır. Çocuklarımızın bizden istediği, söyleyemedikleri ancak bizim anlamamız gereken tek şey, anne babalarının tutarlı, anlamlı, kesin, net ve açık tavırlar sergilemesi ve bunun sonucunda kendisini güvende hissettirmeleridir. Bu tek bir uygulama sonucunda omzuna sihirli bir değnek değmiş misali değişebilecek bir durum değildir. Tekrarlar sonucu çocuğunuz bu sınırlarla ve sizin söylemlerinizle adeta bütünleşir ve bu onun aslında yol göstericisi olur.

Her çocuk özeldir ve her çocuk farklıdır. Tek bir disiplin yöntemi söyleyemeyiz ki tüm çocuklarımız için geçerli olsun. Çocuğunuzu en iyi siz tanıyorsunuz ve onun beklentilerini , neyi nasıl yapabileceğini siz öngörebilir buna göre davranabilirsiniz. Ancak birlikte çok genel dört aşamalı disiplin planı çerçevesi inceleyebiliriz, içini siz doldurur ve çocuğunuza göre şekillendirebilirsiniz. 

♥ İlk aşama: Seni uyarıyorum.

Çocuğunuz sizi hangi durumda zorluyorsa (yemeğe çağırırken, televizyon izlerken, yatmaya giderken, okula hazırlanırken, telefon ya da tabletle oynarken vs.) en az beş dakika öncesinde ona sert olmayan ancak oldukça kararlı bir ses tonuyla net bir uyarı yapabilirsiniz. Uyarınız farklı bir odadan, duyup duyamadığını ölçemediğiniz bir yerden değil, yanında ve mümkünse göz hizasında gerçekleşsin.

♥ İkinci aşama: Zamanın doldu. 

Verdiğiniz zamanın sonuna geldiğinizde tekrar uyarıda olduğu gibi yanına giderek zamanının dolduğunu söyleyin. Eğlenceli bir iş üstündeyse bırakması zaman alacağı ve zor olacağı için kısa bir geçiş süresi zamanı tanıyın. Buraya kadar sorun yok ancak ya bu söylemi dikkate almaz ve kıpırdamazsa?

♥ Üçüncü aşama: Seçim yapmalısın.

Anne babanın sakinliğini koruması gereken belki de en zor aşama burasıdır. Çocuğunuz ikinci uyarınızı da dinlemediyse seçenek sunmalısınız. Bu bir tehdit ya da ceza değildir. Çünkü seçimi siz değil o yapacaktır. Aynı zamanda kendi davranışlarını belirlemesini, sonuçlarına göre hareket etmesini ve sonrasında yaşanan benzer durumlarda nasıl davranacağını öğrenmesini kolaylaştıran bir harekettir. 

Örneğin⇒ Eğer şimdi oyuncaklarını bırakıp yemeğe gelmezsen daha sonra tek başına ve odanda yemeğini yemek zorunda kalırsın (ya da yemek yiyemezsin)  ama gelirsen hep birlikte masada yemek yeriz seçimini sen yap. Burada önemli olan iki şey vardır. Birincisi; gerçekleşmesi gereken olay ve sunulan seçeneklerin arasındaki ilişkinin alakasıdır. Örneğin, ''yemeğe gelmezsen bir daha yüzme kursuna gidemezsin.'' dediğinizde çocuğunuz neden sonuç ilişkisini kuramayacaktır ve bu ona anlamsız gelecektir. Bir diğer önemli nokta ise; söylediğiniz cümleyi yapmama ihtimalini göz önünde bulundururarak iyi düşünmenizdir. Çünkü sonucunda yerine getiremezseniz hiçbir anlamı kalmayacak ve işe yaramayacaktır. Eğer önceki yöntemleriniz sürekli tartışma, baskı ve kavga ise çocuğunuz buna direnç gösterecek ve bu aşamada da istediğinizi yapmayacaktır. Peki o zaman?

♥ Dördüncü aşama: Seçimini yaptın, sonucuna katlanmalısın.

İşte o zaman yaptığı seçimin bedelini ödemek zorunda kalacaktır. Kesinlikle kararsız bir tutum içine girmeden sakinliğinizi aynı şekilde koruyarak hareket etmelisiniz. Bu saatten sonra çocuğunuzun attığı geri adım, ağlama ve öfke krizleri, yalvarmalar sizin için önemli olmamalıdır. İlk etapta bunlar normaldir, keyfinizi kaçırsa da sabretmelisiniz, bir kaç defadan sonra düzene girecektir. Artık geri dönüş olmamalıdır aksi halde bu aşamada vazgeçerseniz sistemin hep böyle işlediğini zanneder ve bu şekilde öğrenir, siz ise çok daha fazla zorlanırsınız. Artık bu aşamadan sonra söylediğiniz cümlelerin boş olmadığını ve ne olursa olsun onu yerine getirdiğinizi öğrenecek onun gözünde güvenilir olmaya başlayacaksınız.

En sonunda birlikte o gün yaptığı davranışı ve sonucunu değerlendirebilir, gözden geçirebilirsiniz. Bu, çocuğunuzun davranışının neden ve sonucunu daha iyi anlamasına benzer bir durum yaşandığında nasıl davranması gerektiğini öğrenmesine yardımcı olur.

Yazar Hakkında

Psikolog Özgecan Gökçek

Psikolog Özgecan Gökçek
Müsait Değil

Çift, Aile, Yetişkin ve Yaşlı Psikoloğu
  • $ 12.00

Psikolog Özgecan Gökçek
Meşgul

Çift, Aile, Yetişkin ve Yaşlı Psikoloğu

  • $ 12.00
    Randevu bilgileri yükleniyor, lütfen bekleyin
2015 yılında İzmir Üniversitesi Psikoloji Bölümünden şeref öğrencisi olarak mezun oldum. Okul öncesi ve özel eğitime gereksinimli çocuklar yetişkinler,yaşlılarla çalışmalarımı sürdürüyorum.
Sosyal Sorumluluk Projelerine Katılıyor
Aile Terapisi Çift terapisi Çocuklarda davranış bozuklukları Çocuklarda yas danışmanlığı Evlilik sorunları İlişki ve duygusal sorunlar Otizm spektrum bozukluğu (ASD) Yas Danışmanlığı Geriatri