Anne-baba olmak mı zor, çocuk olmak mı ?

Anne baba olmak bazılarımız için dünyanın en güzel olayı bazılarımız içinse tamamen korku ve kaos. Nasıl yetiştireceğim? Ya uslu bir çocuk olmazsa, ya büyüyünce insanlara zarar verirse? gibi bir çok soru ile her gün karşılaşmaktayız. İlk önce şunu söylemeliyim ki ‘uslu bir çocuk’ kalıbı tartışılmalıdır. Kime göre uslu? Belki de uslu bir çocuk için daha fazla düşünce içerisine girmeliyiz; ‘akranları bu kadar zıplayıp oynuyorken benim ki neden uslu uslu oturuyor?’ Hepimiz dünyaya kocaman bir enerji ile gelmekteyiz. 2000’li yılların ortalarına kadar hepimiz bahçelerde, mahallelerde yaşımız büyüyünce de bu enerjiyi kolaylıkla okullarda atabiliyorduk. Şimdi ise ‘ortalık çok kötü, okula bile zor güveniyoruz. Çocuğumu parka götürürüm ama arada bir, o da benimle beraber.’ gibi ebeveyn yorumlarını sıklıkla duymaktayım. Maalesef ki günler geçtikçe ağaçları kurtaran, kedilere yem veren, insanlık için halen güzel şeyler yapanların haberleri azalmakta yıkıcı haberlerle karşı karşıya kalmaktayız ve bu bizi, sevdiklerimizi özellikle çocuklarımızı savunma, koruma isteği haline getiriyor. Bu da bizi ebeveyn-çocuk ilişkisini güçlendirmemiz gerektiğini gösteriyor çünkü en önemli sosyal destek katkısından biri, anne baba veya bakım veren kişidir. 

 

Öncelikle çocuğunuza empati duygusu ile yaklaşmak sizi de iyileştirecektir. Sizin çocukluğunuzda ki gibi bir çocukluk çağında mıyız? Karşılaştırın. Değişen neler oldu? Biz hemen bir şeye ulaşabilirdik şu anda bile çabalarımızla ulaşabilirliğimiz var. Fakat onlar? Bu konuda daha sınırlı olmak zorundalar ve yapmaktan en çok zevk aldıkları oyun, bizim zamanımıza kıyasla bayağı bir kısıtlayıcı bir durumda. Çeşitli oyuncaklardan bahsetmiyorum. Sosyal çevre, arkadaşlar, parkta, bahçede rahat rahat koşturmalar, mahalleler arası tartışmalar bile tatlı bir çocuk anısıydı bizim için. Aslında bir çok şey daha ulaşılmaz oldu, bazen parklar bile. Biz mahallede birbirimizi kovalayarak enerjimizi atıyorken onlar tabletle veya evde koltukların üstünden zıplayarak o enerji ile başa çıkmaya çalışıyorlar. (Bu arada dışarıda oynadığınız oyunları evde mümkün olduğu kadar uyarlayabilirsiniz). Okul gibi eğitimi ve sosyalliği müthiş arttıran alandan bir hastalık yüzünden uzaklaşmak zorunda kaldılar. O yüzden biraz onları anlayarak hareket etmek, kendi çocukluğunuzda ulaşabildiğiniz fakat şu an çocuğunuzun ulaşamadığı birçok durumları fark etmek yararlı olacaktır. Bazen ‘anne olmak çok zor’ cümlelerini duymaktayım. Sanki, özellikle yaşadığımız bu zamanda anne olmak kadar çocuk olmak da zor gibi görünmüyor mu sizce de?

 

Size verebileceğim tavsiyelerden diğeri ki bu benim açımdan çok kıymetlidir, çocuğunuza saygı ve sevgiyi öğretmek ona bunları aşılamaktır. Saygı ve sevgi en iyi, aile veya doğduğundan itibaren bakım veren kişi tarafından öğretilir. Çocuğunuzla konuşurken her zaman ona doğru eğilip, göz göze gelecek şekilde konuşmaya çalışın. Eşinizle konuşurken saygı çerçevesi içerisinde konuşmaya özen gösterin. (Bu hem eşinizle olan iletişiminizi etkileyecektir hem de yavaş yavaş çocuğunuza saygının ne demek olduğunu öğretiyorsunuz demektir.) Hayvanları sevdirin. Onlara beraber mama ve su verin. Hayvanları sevmek demek; benim gibi konuşamayan, benimle aynı olmayan birine bile bu dünyada saygı ve sevgi göstermeliyim demektir aslında. İleride kendisinden farklı olan tüm insanların farklılığını kabul edecek ve ‘onlar farklı’ ya da ‘ben farklıyım’ gibi düşünceler doğsa bile bunu kabul edecektir. Çünkü o daha küçücükken; bir köpeği severek, tekerlekli sandalyeye bağlı olmak durumunda olan bir arkadaşının başını okşayarak yani farklılığı ve bu farklılığı sevgiye çevirmenin yollarını çoktan öğrenmiş olacaktır. 

 

Özet olarak çocuklar, biz yetişkin gibi değillerdir. Söylemekten çok göstererek anlarlar bazı şeyleri. Duygular gibi. Onların saçlarını okşayın, beraber oyun oynayın. Emin olun seni seviyorum cümlesinden çok daha değerlidir bir çocuğa gösterdiğiniz şefkat. Yukarıda değindiğim ve daha farklı bir çok davranışlarla en başta bahsettiğim, ‘içerisinde ki enerjiyi’ de beraber dışarı çıkarmış olur ve bu yöntemlerle onlara duyguları da göstermiş olursunuz hem de olumlu iletişimi sağlamış olursunuz. Ne demişler, sevgi paylaştıkça güzeldir. Umarım bu paylaşım en masumundan olan sevgiyi tekrar canlandırmıştır kalbinizde, sağlıcakla kalın :)

Yazar Hakkında

Psikolojik Dan. Tuğçe Aykaç

Psikolojik Dan. Tuğçe Aykaç
Müsait Değil

Çocuk, ergen ve yetişkin terapisi / Çocuk-ebeveyn danışmanlığı
  • $ 8.00

Psikolojik Dan. Tuğçe Aykaç
Meşgul

Çocuk, ergen ve yetişkin terapisi / Çocuk-ebeveyn danışmanlığı

  • $ 8.00
    Randevu bilgileri yükleniyor, lütfen bekleyin
Merhabalar ben Tuğçe Aykaç. Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünden mezun olduktan sonra alanımla alakalı eğitimlere katıldım.Kariyerime online danışmanlık hizmeti ile devam ediyorum.
Sosyal Sorumluluk Projelerine Katılıyor
CBT: Bilişsel davranışçı terapi Çift terapisi Filial Terapi Oyun terapisi Objektif Çocuk Değerlendirme Testleri Ebeveyn-Çocuk ilişkisi