Anksiyete Nedir?

  • 26 Aralık 2020
  • 0 Yorum

Anksiyete, vücudun stres altında savunmak için gösterdiği doğal bir tepkidir. Bir bakıma kaygı olarak da adlandırılabilir. Şu an veya gelecekte, herhangi bir durumun ne olacağı konusunda devamlı kaygı duyan bireylerde sıklıkla görülen endişe halidir. Yeni bir okulun ilk gününe gitmek, bir iş görüşmesine gitmek ya da topluluk önünde sunum yapmak gibi durumlar çoğu insanın kaygılı hissetmesine neden olabilir. Ancak bireyin kaygı ve endişe duyguları normalin çok daha üzerindeyse, altı aydan daha uzun süreli oluyorsa ve günlük yaşamına, sosyal aktivitelerine, aile ve arkadaş ilişkilerine olumsuz yönde müdahale ediyorsa bireyin anksiyete bozukluğu olabilir. Daha önce bilmediği yeni bir yere taşınmak, sonucu önemli olan bir sınava girmek, yeni bir işe başlamak gibi durumlarda bireyin endişeli olması son derece normaldir. Bu ve benzeri durumlarda yaşanan endişeler tabii ki tatsızdır fakat bir müddet sonra alışılabilen durumlardır. Ufak motiveler bireyin kendini iyi hissetmesini sağlayabilir. Sıradan kaygı gelip geçici bir durumdur ve günlük yaşama, sosyal aktivitelere, aile-arkadaş ilişkilerine çok fazla zararı olmaz. Bunun yanı sıra, anksiyete bozukluğu olan kişiler, bu tür durumlarla karşılaştıklarında, korku ve endişe durumundan asla kurtulamazlar. Kişiden kişiye değişmekle beraber, bazen çok yoğun ve yıpratıcı olabilir. Bu tür kaygı problemleri, bireyin zevk aldığı aktiviteleri bırakmasına neden olabilir. Hastalığın semptomlarını çok yoğun yaşayan bireyler ise, karşıdan karşıya geçmekte, asansöre binmekte  hatta evinden çıkmakta bile zorlanma durumları söz konusu olabilir. Tedavi edilmezse anksiyete bozukluğunda ilerleme söz konusu olabilir. Anksiyete bozukluğunda, duygusal sağlık ön plandadır. Duygusal sağlığın iyi olması, bu rahatsızlığı önleyebilir. Dünya genelinde birçok psikiyatrist, kadınlara anksiyete bozukluğu teşhisi konması oranı erkeklerden daha fazla olduğunu söylemektedir. Anksiyete bozukluğu, aslında pek çok rahatsızlığın içinde bulunan bir parçadır. Panik bozukluk, fobi, obsesif kompulsif bozukluk, ayrılık kaygısı bozukluğu, hastalık kaygı bozukluğu, travma sonrası stres bozukluğu gibi hastalıklar anksiyetenin türevleridir de denilebilir.

Anksiyetenin Belirtileri Nelerdir?

Anksiyete bozukluğu semptomları kişiden kişiye değişmektedir. Bununla beraber hastalıkta sıklıkla görülen bazı semptomlar vardır. Bazı kişiler midesinde kelebeklerin yarıştığını hissedebildiği gibi bazıları da zihni ve bedeni adeta bir yarış halindeymiş, kontrolden çıkmış gibi hissedebilir. Yani semptomlar kişiden kişiye farklılık gösterir. Anksiyete bozukluğu, bireyin yaşamını kabuslar, panik ataklar ve kontrol edilemeyen acı verici düşünceler ya da unutulamayan ve üzücü anılarla olumsuz bir şekilde etkiler. Genel bir korku durumu olabileceği gibi belirli bir yerden korku da söz konusu olabilir. Genellikle anksiyete belirtileri, artan kalp atışı, hızlı nefes alıp verme, nefes alamama, huzursuzluk, odaklanma güçlüğü çekme, uykuya dalmakta zorlanma olarak örneklendirilebilir. Unutulmamalıdır ki, bireyin anksiyete belirtisi burada yazılanlardan tamamen farklı olabilir. Bazı bireyler anksiyete atakları geçirebilirler. Bu tür durumlarda, çoğunlukla baygınlık, baş dönmesi, nefes darlığı, ağız kuruluğu, terleme, titreme, uyuşma ve karıncalanma gibi semptomlar ortaya çıkabilir. Panik atak ile benzer semptomlar yaşanabilir fakat bu iki hastalık da birbirinden farklıdır. Birey belirtilerden herhangi birini yaşıyorsa, bir uzman ile görüşüp bilgi alması gerekir.

Anksiyete ile Nasıl Mücadele Edilir?

Bireye anksiyete teşhisi konulduktan sonra. Doktorun tedavi seçeneklerine göz atabilir. Bazı insanlar için tıbbi tedavi gerekmeyebilir. Yaşam tarzı değişikliği, bireyin semptomları ile başa çıkmasına yeterli olabilir. Bununla beraber, orta veya şiddetli vakalarda bir uzman gözetimi ile beraber tedavi uygulamasına geçilebilir. Anksiyete tedavisinde ilaç ile tedavi yöntemi de uygulanabilir.