3 Yaş Sendromu Nedir?

  • 26 Aralık 2020
  • 0 Yorum

Dünya çapında yapılan pek çok araştırma, çocukların 18-24 ay arasında bağımsızlık ve özgürlük duygularına hâkim olmasıyla, ebeveynlerine karşı küçük bir başkaldırı gösterdiğini kanıtlamıştır. 3 yaşındaki bir çocuğun 15 yaşında bir ergen gibi davranması da diyebiliriz.  Aslında bu küçük başkaldırının kıymetli bir sebebi vardır. Çocuk artık bir birey olduğunu kavramıştır ve benlik duygusuna sahip olmuştur.

3 Yaş Sendromunun Belirtileri Nelerdir?

Bir çocuk, sırf tostunun şekli istediği şekilde değil diye yemeğini yemeyi reddedebilir. Bir gün istediği tostun şekli kareyken başka bir gün yuvarlak bir tost isteyebilir. Ya da ebeveyninden kare bir tost isteyip ardından da üçgen bir tost için ağlayabilir. Bu 3 yaş sendromu belirtisine basit bir örnektir. Başka bir örnek ise anne veya babasının yapmasını söylediği her şeye yapmak istemediğini söyleyerek küçük küçük başkaldırılar yapmasıdır. Günde 5-6 kez sırf canı istediği için kıyafetlerini değiştirebilir.

Bir diğer belirti örneği ise anne veya babası çocuğun üzerini değiştirmek istediğinde çocuğun kaçmasıdır. Uyukladıkları halde yatağa gitmemekte ısrar ederler. Özellikle bu yaşlarda sabırsızlıkları ile de ön plana çıkarlar. Hiçbir şeyi beklemek istemezler. Kısacası anne ve babasının istediği her şeye karşı çıkması 3 yaş sendromunun başlıca belirtisidir.

3 yaş sendromu geçiren bir çocuğa sahip olmak anneler ve babalar için zorlayıcı olabilir, onları yorgun düşürebilir, tüm sabırlarının sınırlarına kadar zorlanabilirler. Çocuk bu evreyi atlattıktan sonra anne ve baba için ödül dönemi de diyebileceğimiz bir dönem başlar.  Çocuğun kelime dağarcığı gelişmeye başlar. Bütün sevgi gösterilerini sergilemek isteyen, “Canım annem seni çok seviyorum” ya da “Babacığım iyi ki varsın”, “Çok teşekkür ederim, kendinize iyi bakın” ve buna benzer cümleleri kullanan, bir çocuk olma yolunda ilerliyordur, zorlu dönemi atlatmıştır.

3 Yaş Sendromu ile Nasıl Mücadele Edilir?

Yapılan araştırmalar 3 yaş sendromu için belli bir mücadele yöntemi göstermez. En önemli mücadele yöntemi ebeveynlerin davranışıdır. Anne ve babanın davranışı her yaşta bir evlat için çok önemlidir. Özellikle 3 yaş sendromu gibi zorlu süreçlerde ise anne ve babanın çocuğuna olan davranışı, çocuğun ileride kendine belirleyeceği kimlikte çok önemli rol almaktadır. Yani o çocuktur, anlamaz zaten diye düşünmek bir anne babanın çocuğuna yapacağı en büyük kötülüktür. Öncelikle anne ve babanın sabırlı olması gerekir ve çocuğuna karşı empati kurmalıdır. Daha sonra ise bu duyguları yavaş yavaş çocuğuna aktarmalıdır. Ebeveynlerinin unutmaması gereken şey, çocuklar kendilerinin bir yansımasıdır. 3 yaşında olma deneyimi çocuklar için çok çalkantılı ve zorlu bir süreçtir. Çocuklar her ne kadar “ben yaparım, ben ederim, sizin istediğiniz şeyleri yapmak istemiyorum” ve benzeri tavırlar sergilese de asıl benlikleri, asıl güzel davranışları hâlâ onların içindedir.

Anne ve babanın kendi gözetimleri dahilinde çocuklarına bağımsız olduklarını hissettirmesi, bu duyguyu çocuklarına tattırması gerekebilir. Rutinler ilk başlarda çocuklar için tanıdıklık ve güven duygusu oluştururken 3 yaş sendromunda kontrol ve baskı altında hissi oluşturur. Bu sebepten ötürü sürekli rutinlere başkaldırı söz konusudur. Bu yüzden anne ve babaların çocukların kendini güçlü hissetmelerini sağlayacak davranışlar sergilemesi de süreci atlatmak için yapılması gereken davranışlardan birisidir. Anne veya babanın çocuğunu “bu kıyafeti giyeceksin” diye zorlaması yerine 2-3 kıyafet arasından seçim yaptırması bu davranışı destekleyen örnek faaliyetlerden birisidir.